Sitemizde �uan toplam 24 film bulunmaktadır.

AKSARAY TARİHÇESİ

Aksaray’a farklı dönemlerde hakim olan devletler, şehre kendilerine özgü değişik isimler vermişlerdir. Bunlar; Nenessa (Nenossos),
Şinakhatum-Şinukhtu, Garsaura, Kolonea-Arkhelais, Taxara, Şehri- Süleha, Piga Helena ve Aksaray isimleridir.
Bugün kullanılan Aksaray isminin kaynağı hakkında ise farklı görüşler
bulunmaktadır. Bunların içinden; Bir zamanlar Selçuklu sultanlarından birinin
çok sevdiği kızı hastaIanır. Ülkenin tüm hekimleri saraya çağırılır, ama
hastalığın sebebi anlaşılamaz. Kızın “Ah Saray” iniltileri odalarda
yankılanmaktadır. O sırada saraya derviş kılıklı bir adam gelir. Sultandan izin
alıp hastayı görür, konuşturur, nabzını dinler. Sevda kelimeleri geçtikçe kızın
nabzının hızlandığını görür. Kızın kime sevdalı olduğunu, onun nerede
yaşadığını öğrenir. Kız saraydan kurtulup sevdiğine kavuşamayacağını
düşündükçe “Ah Saray” diye inlemektedir. Derviş, sultanın huzuruna çıkar.
Sultana:- Sultanım gözdenizin kurtulmasını ister misiniz? diye sorar. Sultan;
– “Evet, onun yaşaması, benim yaşamamdır,” der. Derviş öğrendiklerini
Sultana anlatır, hastalığın dermanının iki sevdalının evlendirilmesi olduğunu
söyler. Rivayetlere göre delikanlıyı buldurup, getirtir. Düğün, dernek kurulur.
Bundan sonra “Ah Saray” iniltileri AKSARAY’a dönüşür.
Diğer bir görüş de; Aksaray adının Kılıçaslan tarafından şehre ak taşlar
kullanılarak yaptırılan saraydan geldiğidir. Bu saray tarihin Archalais’ini
Aksaray’a çevirmiştir.
M.Ö. 7000-6000 yıllarında Neolitik devirde Anadolu medeniyetinin ilk izlerini
gördüğümüz Konya yakınlarındaki Çatal höyükte Hasandağı’na dolayısıyla
Aksaray’a ait vesikalara rastlanmaktadır. Burada Hasandağının lav püskürttüğünü
tasvir eden bir kazıntı resme rastlanmıştır. Neolitik dönemde Aksaray ve çevresi
iskân görmüştür. Kalkolitik ve eski demir devirlerinde iskan olup olmadığı
bilinmemekle birlikte çevre köylerde (Böget ve Koçaş) bu döneme ait seramiklere
rastlanmaktadır.
M.Ö. 3000-2000 yıllarında Anadolu’da Hatti kavmi yaşamıştır. Bu dönemde asurlu
tacirler burada ticaret yapmışlardır. Aksaray’ın ilk ve orta tunç devirlerindeki
durumunu Acemhöyük ören yerlerindeki yapılan kazılardan ve müze
müdürlüğünün satın almış olduğu eski eserlerden öğrenmekteyiz. Bu dönemde
Asurlu tüccarlar Mezopotamya’dan gelerek şehirlerin banliyölerinde ticaret
merkezi kurmaya başlamışlardır. Asurlu tüccarlar yazıyı biliyorlardı. Pişirilmiş
çamur üzerine yazılmış metinler, çamurun pekiştirilmesi suretiyle yapıştırılıyordu.
Höyük. M.Ö. 3000’den itibaren iskan edilmiştir. Acemhöyük’ ün en parlak devirleri
M.Ö.2000 yılının ilk yarısına isabet etmektedir.
Koloni dönemlerinin sonlarına doğru, M.Ö. 1700 yıllarında Kafkaslardan gelen, küçük şehir devletleri kuran ve Anadolu’da, askeri bir
devlet halinde bir kavmin varlığını görüyoruz. Hint-Avrupalı olan bu kavmin Anadolu’da siyasi iktidarı ele geçirerek kurduğu devlet,
eski Hitit Devletidir. Aksaray’da Hititlere ait eserler bulunmamakla beraber mağlup memleketler arasında Aksaray’ın da adı
geçmektedir.
Orta Anadolu’da MÖ.13.yy. sonlarına kadar devam eden Hitit egemenliği
M.Ö. 2.yy.da batıdan (Trakya) gelen ve deniz kavimleri olarak bilinen
kavimlerin en güçlüsüdür.
Yanardağ küllerinin sıkışmasından oluşan tüf tabakalarının çok kolay
kazılabilme özelliği nedeniyle bölgemize çok sayıda yeraltı şehri, dik
yamaçlara kaya içinde yerleşme birimleri yapılmıştır. 7.yy. sonlarından
itibaren Müslüman Arapların Anadolu üzerinden İstanbul’a yaptıkları seferler
nedeni ile bölgeye sığınan Hıristiyanların sayısı çok artmış, Ihlara, Gelveri ve
Göreme gibi yerleşim birimleri oluşmuştur.
Aksaray, 1142 tarihinde Selçuklular tarafından zapt edilmiş ve 1470
yıllarındaki Osmanlı hâkimiyetine kadar İlhanlı, Danişmentli, Karamanoğulları
egemenliğinde kalmıştır.1470 yıllarında Aksaray’ı ele geçiren İshak Paşa
tarafından, Fatih Sultan Mehmet’in emri ile halkın bir bölümü İstanbul’a
nakledilmiştir.
Aksaray geçmişten günümüze Hitit, Pers, Hellenistik Dönem (Büyük
İskender), Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerinde kalmıştır.
Cumhuriyet dönemine kadar Konya’ya bağlı bir sancak olan Aksaray 1920
yılında vilayet olmuş, 1933 yılında vilayetliği lağvedilerek Niğde’ye ilçe olarak
bağlanmıştır. 15 Haziran 1989 yılında yeniden vilayet olmuştur.
Aksaray’ın adının ilk olarak eski Hitit metinlerinde geçen “Nenessa
(Nenossos) olduğu sanılmaktadır. M.Ö. 1. bin yılda Kral Kiakki döneminde
Şinakhatum – Şinukhtu olarak anılan Aksaray, Hellenistik dönemde Kapadokya Krallığına bağlanmış ve Garsaura olan ismi Arkhelais
olmuştur. Selçuklular döneminde de II. Kılıçarslan tarafından Arkhelais olan adı Aksaray olarak değiştirilmiş ve ikinci başkent
durumuna gelmiştir. Şehre kötü insanların alınmamasından dolayı iyi insanların yaşadığı yer anlamına gelen “Şehr-i Süleha” olarak
anılmıştır.
Aksaray, M.Ö. 8. bin yıla kadar uzanan tarihi, günümüze kadar hüküm süren çeşitli medeniyetlere ait kültürel varlıkları, tabii güzellikleri
ve ticari bir merkez olması dolayısıyla hiçbir dönemde önemini yitirmemiştir. Kapadokya’nın kapısı konumundaki Aksaray, kültürel
varlıkları yanında doğal zenginlikleri ile de ziyaretçilerine değişik ve ilginç tatil olanakları sunmaktadır. Orta Anadolu Bölgesi’nde, tarihi
İpek Yolu’nun önemli merkezlerinden birisi olan Aksaray, günümüzde de doğu-batı ve kuzey-güney yönleri arasında uzanan ana
bağlantı yollarının kavşağında yer almaktadır. Güzelyurt’u, Ihlara Vadisi, Sultan Hanı, Eğri Minare’si, kış sporları turizm merkezi ilan
edilen Hasan Dağı ve Ziga Kaplıcaları ile Anadolu’nun ortasında çekici bir merkez konumuna gelmiştir.

antalya escort mersin escort samsun escort kusadası escort kusadası escort mersin escort adana escort eskisehir escort istanbul escort gaziantep escort bodrum escort izmir escort bursa escort antalya escort kayseri escort ankara escort netspor canlı mac izle ankara kredi sorunlu kredi çıkartılır ankara sorunlu emekliye kredi duvar kağıtları ankara estetik ankara web tasarım evden eve nakliyat antalya escort antalya escort antalya escort Film izle